16 Eylül 2016 Cuma

ORDU KURUL KALESİ

  6. Mithridates (Mitridat) 'tan biraz Mozart, biraz da Cemal Süreyya’ya uzanan sonra da Ordu ili Kurul Kalesi’nde sonlanan bir hikayedir bu. Ne alaka diyeceksiniz. Buradan buyurunuz.
  Yıl milattan önce yüzyirmiküsürler. Mitridat adında bir çocuk, annesinin kendisini zehirlemesinden korkup yaşadığı şehri terk eder. Böyle söyleyince kulağa basit ya da saçma geliyor tabi ama mantıklı bir sebebi var bu kaçışın. Bizim Mitridat'ın babası olan 5. Mitridat, Pontus kralı. (Bizimki doğal olarak 6. Mitridat oluyor) Günlerden bir gün zehirlenip ölüyor. Karısı ise 6. Mitridat'ı hiç sevmediğinden diğer oğlu Chrestus (Krestus)'u  tahta geçiriyor.
  O gün bugün 6. Mitridat,  zehirlenme paronayası ile köşe bucak kaçıyor. Ormanlarda, dağlarda yaşıyor. Kendini fiziksel olarak geliştiriyor. Panzehirler üretiyor. Bir nevi zehir biliminde çağ atlıyor. Tabi Mitridat’ı bu kadar ünlü yapan, hatta literatüre "Mithridatizm" terimini kazandıran en akla zarar iddia; aldığı düşük dozda zehirler ile zehirlenmeye karşı direnç geliştirmiş olması. Hatta söylentiye göre bu konuda o kadar iyi bir duruma gelmiş ki kendi istediği halde kendini zehirletememiştir. Neyse ona da az sonra geleceğim.
  Bu şekilde yedi yıllık bir kaçıştan sonra biraz da taraftar edinip güçlenen 6. Mitridat, krallığa geri dönüyor. Kardeşi Krestus'u öldürtüyor, annesi Laodice (Laodis)'i zindana attırıyor. Sonra da 16 yaşındaki kızkardeşi  Laodice (Laodis) ile de evleniyor. (O zamanlar tahtı meşru kılmak ve güçlendirmek için kardeşler arası evlilik normal karşılanıyor tabi. Bir de krallıkta başka ad yok. Erkeklere kısaca Mitridat, kızlara da Laodis deniyor)
   Zamanla güçlenen kral, Roma İmparatorluğuna bildiğin kafa tutmaya başlıyor. Çok ayrıntıya girmeyeceğim, ben magazin kısmındayım, birçok Romalı komutanı bozguna uğratıyor. Hatta bu sırada oğlu Machares' ten de yardım istiyor ancak beklediği yardım gelmeyince yeniliyor. Oğlunu idam ettiriyor. Adamdaki kadere bak, diğer oğlu da Romalılar tarafında saf tutunca bu sefer ciddi bir bozguna uğruyor. Esir düşüp rezil rüsva olmak istemediğinden kendini zehirlemeye çalışıyor ama hiç bir zehir onu öldürmeye yetmiyor. O da en yakın arkadaşı Bituitus' tan kafasını kesmesini istiyor.
   Magazin, tarih, farmakoloji ve zehir bilimi dedik. Biraz da kültür ve sanat diyelim. Öncelikle Pontus Devleti, içerisinde çok sayıda etnik grup ve kültür barındıran bir devlet. Biraz bu sebeple biraz da zekadan olacak, 6. Mitridat' ın kimi yerde 8 kimi yerde 18 farklı dili bildiği söyleniyor. 22 dil bildiğini yazan bazı şaibeli kaynaklar bile mevcut.
   Roma gibi dönemin güçlü bir devleti ile karşı karşıya gelişi, cesareti ve sıradışı hayatı ile adını tarihe yazdırmış bir kral olarak birçok sanatçıya da ilham oluyor. Örneğin Mozart. Henüz 14 yaşındayken İtalya turu esnasında 6.Mitridat’ın son günlerini konu alan bir opera besteliyor. Ben tek tek yazmayacağım, dilerseniz buradan operanın ayrıntılı tanıtımına, buradan da gösterinin tamamına ulaşabilirsiniz. Ayrıca Cemal Süreyya’nın Tabanca adlı şiirinin ilk dörtlüğünde şu şekilde adı geçiyor;

“Sigara içenlere ateş etmeyiniz
Evli bir kadınla rakı içerken
Rozet gibi göğsüne takmış cesaretini
Ben Mitridat'tan sözettim siz etmeyiniz”

  Gelgelelim benim çıkış noktam olan Kurul Kalesi’ne. Kurban bayramı tatili nedeniyle Ordu’dayım. Bir iki haftadır televizyon ve radyo kanallarında; Kurul Kalesi kazıları esnasında Ana Tanrıça (Kybele) Kibele Heykeli bulunduğuna dair haberler yer alıyordu. Ben de biraz araştırma yaptım. Baktım bu kale sadece on kilometre uzağımda, neden gidip görmüyorum da evde kös kös oturuyorum deyip topladım herkesi, düştük yola. Önce Ulubey Yolu’na girdik. Sonra, etraftaki “Kurul Kalesi” tabelalarını takip ederek fındık bahçelerinin arasındaki bol virajlı asfalt yolda, sürekli tırmanmak suretiyle, kurul kayasının eteklerine kadar çıktık. Bir noktadan sonra araçla geçiş yasak. Arabayı park ettikten sonra yaklaşık iki yüz metre yürümeniz, ardından da yüz küsür basamaklı şu aşağıdaki merdiveni tırmanmanız gerekiyor. 
 Bir de bu basamaklarda bizi biraz irice bir ufaklık karşılıyor. O da nasıl olur diye sormayın, işte oğlum gösteriyor. 





  Girişteki tabelada Kurul Kalesi’nin tarihinden bahsedilmekte. Altta fotoğrafını koydum, dilerseniz okuyabilirsiniz. Ben ayrıca yazıp da laf kalabalığı yapmak istemiyorum (tembellikten değil yani ;))



  Burada da yazdığı gibi, kazılar aslında 2010’da başlamış. Peki kim mi yapmış bu kaleyi? Sıkı durun, tabi ki de bizim meşhur kral 6. Mithridates. Şu ana kadar hiç gidip de gezmemiş olmak benim ayıbım, buna rağmen Kibele Heykeli'ni yerinde görebilmiş olmak da hediyem olsun. Şayet, bayramdan sonra heykelin kaleden alınıp, müzeye kaldırılacağı söyleniyor. Yani zamanlama gerçekten de müthiş olmuş. 


    Neyse yazacaklarım buraya kadardı. Kalanını da fotoğraflar anlatsın. Bu arada manzaraya da dikkat lütfen.


















  

  Bu arada dün hazırladığım bu yazıyı yayınlamadan hemen önce, büyük sanatçı Tarık Akan’ın vefat ettiği haberini duydum. Çok üzgünüm. Mekanı cennet olsun diyorum.
  

45 yorum:

  1. çok güzel yazı bu ya. büssürü şey öğrendim. mitridas hiç duymadım. kibele heykeli ne güzelmiş. bu yazını bi ara koycam bloguma. tarık akan ben de öğlen duydum facebookta ve ağladım şimdi de tarık akan için kendimce chopin dinliyom onu anıyom. kitabını da okumuştum yazdığı. çok çok sevdiğim biri yaa.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Koy ama lütfen, çok sevinirim. Ben ne zaman denk gelsem, başından ortasından olsun fark etmez sonuna kadar tekrar izlerdim filmlerini. Artık bir burukluk olacak.

      Sil
  2. Ben de Samsun'luyum ama Ordu'ya hiç gitmedim. Burnumun dibindeki güzellikleri daha önce göremediğim için üzüldüm. İlk fırsatta gidip gezmek istiyorum. Çok güzel bir yazı olmuş. Fotoğraflara bayıldım. Not: Tarık Akan'a Allah'tan rahmet diliyorum. Yazık, güzel insanlardan bir eksik daha verdik. Sabah 8:00 sularında haberlerden izledim. İnanamadım, bir kaç kanal değiştirdim. Doğruymuş maalesef :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ordu'da çok güzel yerler var. Tek tek gün yüzüne çıkıyor. HErkes gezsin, görsün isterim.

      Sil
  3. İlginç bir hikayeymiş. Hiç duymamıştım. Resimler çok güzel bu arada. Selamlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de bu vesileyle öğrenmiş oldum. gezdiğin yerlerin ayrıntılı incelemesini yapmak keyifli oluyor. Daldan dala bir çok yeni şey öğreniyorsun.

      Sil
  4. Yaaa güzel memleketim. O kadar güzel resimler ki. Bayıldım her birine. Anlatım zaten müthiş. Yüreğinin güzelliğine hayran kaldım. Sevgiler 💎

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Memeleketimiz gerçekten çok güzel. Kim bilir daha neler ortaya çıkaca

      Sil
  5. Tarık Akan'a ben de çok üzüldüm. Işıklar içinde uyusun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir önceki yorumunuzu yanlışlıkla sildim, nolur kusura bakmayın. Sevgiler

      Sil
    2. Ne demek, rica ederim. Zevkle takip ettiğim bloğunuza daha çok yorumlar bırakırım. Sevgiler

      Sil
  6. Kibelenin sırrı diye bir kitap vardı evde şimdi daha çok merak ettim kim olduğunu..Oruç çok güzeldir gitmek istediğim yerlerden biridir ayrıca.Gitmekle çok çok iyi etmişsin bizim için tam bir hayal bu yerleri görmek.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ordu da gezmeye değer çok güzel yerler var. Fırsatınız olursa gelin mutlaka

      Sil
  7. Çok güzel resimler yazıda harika , Tarık Akan nur içinde yatsın:(

    YanıtlaSil
  8. Harika bir yazı olmuş. Güzel memleketimin her şehri, her köşesi ayrı güzel.. Ne iyi etmişsiniz, gidip görmekle.. Gezmek güzel şey vesselam.. Hikayeyi daha önce hiç duymamıştım. Sayende öğrenmiş oldum.. ^^ Resimler de bir harika.. ^^ Sevgiyle kal.. ^,^

    YanıtlaSil
  9. Tarık akan için bütün Türkiye üzgünüz...
    Gerçekten bissürü şey öğrendim ve manzara çok güzelmişşş:)

    YanıtlaSil
  10. Bu gezi yazısını çok beğendim. Manzara süpermiş. Giresunda yaşadım kurul kalesini duymadım diye hayıflandım. Tarık akanın da mekanı cennet olsun. Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 2010 da kazı çalışmaları başlayana dek toprak altındaymış zaten.
      Sevgiler 😉

      Sil
  11. Henüz Ünye Kalesi'ni bile gezemedim demeye utandım şimdi."dildennagmeler.blogspot.com"

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ünye kalesi de çok güzeldir 😉

      Sil
  12. Henüz Ünye Kalesi'ni bile gezemedim demeye utandım şimdi."dildennagmeler.blogspot.com"

    YanıtlaSil
  13. Bu yazınızı daha sonra sindire sindire okuyacağım. Vakit oldukça geç oldu:)

    YanıtlaSil
  14. Ordu'yu görme imkanım hiç olmadı, listede duruyor. Kale öykülerini severim, detaylı ve sevimli bir yayın olmuş. Miniği öpüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben kalelerin özellikle manzaralarını çok seviyorum. hele ki bir sahil kentinde yer alıyorsa. Biz de çok öpüyoruz. Sevgiler 😊

      Sil
  15. Ne güzel Ordu'dan resimler görmek ve hikayeler okumak.
    Hiç duymamıştım bir Ordu'lu olarak.
    Mitolojiye'ye bayılırım. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  16. Tebrik ederim.
    Öncelikle evde kös kös oturmaktansa,biz bile nasiplendik.
    Kibele yakında,haberlerde bahsedildi,sergilendiği yerde bulunan,Türkiye'yede ilk defa rastlanmış ilgimi çekmişti
    Gerçekten şanslısın,iyi ki gitmişsin.
    Çok bilgilendim.
    Eşim Çorum'lu biz de her Çorum'a giderken,eşime söylenirdim uğramadık yine diye...Bir gidişimizde ani bir kararla
    "Alacahöyük"ü gezmiştik,çocuklar hala söyler,şimdi daha bilinçli gezebilirler gitmek lazım gerçekten,o bilinç çocuklarımıza ancak küçükken verilebilir.
    Oğluş için çok güzel bir gezi-gözlem olmuştur eminim,Sen de öyle çok keyifli anlar yaşadığın belli.
    Maşallah sana çok güzel ve gençsin yolunuz iziniz açık olsun.
    çok küçükken Artvin-Hopa yolculuğumun dışında Karadenizi
    görmek kısmet olmadı,yavruların bana ihtiyaçları azalsın da gezmelere başlamalı bir yerlerden.Özellikle yeşilin her tonunun olduğu bu manzaralara benzer yerlere gitmeği çok istiyorum.güzel turlar var galiba yararlanmak,ülkemi karış karış gezmek istiyorum,gerçekten.
    Ellerine sağlık.Fotoğraflar çok güzel olmuş.Manzaralar harika,
    İnsan düşünmeden edemiyor,oralarda yaşamış MÖ yüzyirmi küsürlü yıllardaki hayatlardan öncede yaşanmışlık varmıy dı?
    Bizden sonrada buralarda daha neler yaşanacak acaba ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gayet başarılı ve de kapsamlı turlar var artık. Özellikle de havanın gunesli olduğu bir döneme denk getirebilirseniz karadeniz doğasının muhtesemligine tanık olabiliyorsunuz. Umarım çok yakın bir zamanda sizi misafir edebiliriz. Çok çok çok öpüyorum. Sevgiler 😘😘

      Sil
    2. Gayet başarılı ve de kapsamlı turlar var artık. Özellikle de havanın gunesli olduğu bir döneme denk getirebilirseniz karadeniz doğasının muhtesemligine tanık olabiliyorsunuz. Umarım çok yakın bir zamanda sizi misafir edebiliriz. Çok çok çok öpüyorum. Sevgiler 😘😘

      Sil
  17. bu güzel yazııın bugün bilokumdaaaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çoook teşekkür ederim pek bi tatlı deeeeep 🤗😘😘

      Sil
    2. Çoook teşekkür ederim pek bi tatlı deeeeep 🤗😘😘

      Sil
  18. Tam Ordu'da çekilen bir klip hakkında yazıyorken bu yazının karşıma çıkması... :=)

    Neyse, ben de beklerim bloguma, sevgiler... :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazını merak ettim. Ilk fırsatta okumaya geleceğim 😉

      Sil
  19. Sevgili arkadaşım buzlu kalem. Veda serisini yayınladın mı diye günde birkaç kez girip bakıyorum. Bırak sana gelip gitmek vazgeçilmez olmaya başladı. İnterneti açtım mı önce buraya bakıyorum yok sonra işime bakıyorum. Arkadaşım artık merakta bırakma detayları unutuyoruz sonra. Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bayramdı, tatildi derken yazmaya bir türlü fırsat bulamadım. Üstünkörü karalamak da istemiyorum. Ama yeni bölüm yazar yazmaz söz sana sana haber vereceğim sevgili arkadaşım ;)
      Çok çok öpücükler...

      Sil
  20. İlginç bir hikayeymiş gerçekten daha önce hiç duymamıştım. Teşekkür ederim, ayrıca resimler çok kaliteli çıkmış. Elinize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim Gökhan Tekin ;) Sevgiler

      Sil
  21. I love history. I would love to visit this place.

    YanıtlaSil