28 Mayıs 2016 Cumartesi

VARSAYI (YORU)M

  Gün gelecek beğenilmek için yaptığımız her şeyden nefret edeceğiz. Bu uğurda harcadığımız zamanın geri dönüşü olmayacak. Egolarımızın okşanması çok çok kısa vadeli doyumlar sağlayacak. Hatta her güne daha aç, daha beklenti dolu başlayacağız. Aynı doyumu sağlamak için daha fazla çaba harcamamız gerekecek. Ta ki yorulup da belki kısa bir ara verene kadar. O kısa süreli boşlukta eteğimizdekileri sayma fırsatımız olacak. Aslında ne kadar az şey biriktirdiğimizin farkına varırsak ve bu farkındalık kalıcı olursa ne ala. Ama sanmıyorum. Çünkü çoğumuz gerçekte neyin daha değerli olduğunun bilincinde değiliz. Başkalarının onayını almayı öyle çok umursuyoruz ki. 

-Artık doğma vaktidir
Gösterişin kör rahminden
Doğrunun ala sonsuzluğuna
Zamanıdır kurtulmanın
İçindeki nankör duygulardan
Taktığın budala maskelerden
Efendi kimselerin
Kaderine fiyat biçmelerinden-


 Özetle ne olur, ama ne olur boş ve gereksiz şeyler için en değerli şey olan vaktinizi harcamayın. Kimse harcamasın. Çalışın, çabalayın, üretin; okuyun, gelişin, geliştirin. Etraf tembel ve doyumsuz insanlarla doldu taşıyor.

-Çalışmak, çabalamak
Durmadan ve yılmadan
Emek katılanın tadını
Kolayda aramadan-

49 yorum:

  1. Bugünlerde en çok düşündüğüm şey, boşa harcadığımız zamanlar :( ve dediğiniz gibi maalesef geri gelmeyecek. .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben en azından tv olayını tama yakın hayatımdan çıkardım. En gereksizi o geliyordu ;)

      Sil
  2. Özellikle Instagram dikkatimi çekiyor bu konuda. Evlerinin her bir köşesini daha doğrusu hayatlarının her anını çekip gösterime sunanlar like'landıkça daha bir coşuyor adeta. Özelini biraz olsun kendine saklayamaz hale geliyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet haklısın. Sosyal medya, ego şişirme merkezi resmen. Dünya balon gibi içi boş insanlarla dolu ne yazık ki

      Sil
  3. Tespitiniz bence de doğru. Keşke beğenilmek kaygısından uzak durabilsek ve gönlümüzden geçeni yapabilsek. Beğenilmenin olmadığı yerde eleştiri vardır. Aslında eleştirilmemek için beğenilmek isteriz. Eleştirilmek can sıkıcıdır çünkü. Yazınız da hoş olmuş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Insan kendini tanıyor ve gerçekte ne istediğini biliyorsa ne yaptığını da biliyor. Öyle olunca yapılan eleştirilerin de yapıcı yönlerini görüp faydalanabiliyor aslında. Amaç "beğenilmek için" değil de "yapmak istediğin için" yapmak olmalı ;)

      Sil
  4. Zaman geçince anlıyoruz ama değersiz şeyler olduğunu. O an için değerli geliyor demek ki

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zamanla gerçekten neyin değerli neyin değersiz olduğunu çoğunlukla ongorecek hale gelebiliyorsun ama ;)

      Sil
  5. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  6. Öyle. Başkaları çok önemli bizim için, bizden bile önce. Oysa hep takdir ettiklerimiz de içi dışı bir olanlar, olduğu gibi gözükenler. Çelişkilerden kurtulamayacağız. Bir yolu var ; ama zor :) "Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol" ilkesi. Ama söylemesi kolay olsa da uygulaması zor olmalı ki olamıyoruz :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zamanla olur belki, yaş ilerledikçe ;)

      Sil
  7. "keşke" leri en aza indirerek yaşamak
    hem geçmiş için pişmanlıkları taşımamak
    hem geleceğe hazır olmak

    güzel fikirler........ sevgiler

    YanıtlaSil
  8. Durup durup kendimize hatırlatmamız gerek bunu :)

    YanıtlaSil
  9. Facebook Instagram gösterişe döndü... Gerçekten üzücü... :(

    :) :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sosyal medyayı kötüye kullanmak bu, evet ;)

      Sil
  10. pekiiii öyle yapalım madeeeemsiii :)

    YanıtlaSil
  11. "Emek katılanın tadını
    Kolayda aramadan"
    Pek çok şeyin başarısını, övgüsünü kolay'da arar olduk gerçekten.
    Aslında başkaları için değil, kendimiz için, daha iyiye-güzele ulaşmak için çabalamakla başlıyor her şey. Kendimizle yarışmak, bir öncekinden daha iyi olmaya çabalamak. Amansız bir savaş gibi değil, hoş bir uğraş gibi yaratıcılığımızı kullanmak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Başarı emek ister ancak bir hedefin varsa ve ozellikle de süreç seni mutlu ediyorsa harcadığın emek sanıldığı kadar yorucu olmuyor. Buradan uykusuz gecelerime göz kırpıyorum ;) ve de size ;)

      Sil
  12. Umutsuzluk yakalıyordu ki beni, aaa o da ne! Bir ilham perisi gelmiş beni kurtarmaya. Elindeki değnekle göstermiş bana gerçekleri, gücü. Tutmuş elimden, uzaklaştırmış beni canavarın elinden ve güneşe teslim etmiş! :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umutsuzluk da neymiş, bi kere biz varız ve biz bize yeteriz. Kaldı ki tek başımıza bile sandığımızdan fazlasına sahibiz ;)

      Sil
    2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
  13. Hiaaa doktormuuuşşş !! Beyaz önlüğü var kaçınnn doktor çıktıııı hiaaa !!! Ama çok havalı. Ancelina Coli bile daha havasız. O zaten ölüyo doktor.. Senin ölük güzel. Diyeceklerim bu kadar arz ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :DD önlük değil, ceket o ;)

      Sil
    2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    3. Sülalemin bütün bıyıklıları adına !! Ohhh :D

      Sil
  14. Zaman bu kadar koşturuyorken ve biz zamansızlıktan bu kadar çok şikayet ederken maalesef boş işlerle de o kadar çok uğraşıyoruz...
    Sadeleşmek lazım, haklısın...

    Mutlu haftalar...

    YanıtlaSil
  15. Ben vaktimi her zaman değerli geçirmeyi hedefliyorum, ama sanki hep zamanımı boşa harcıyorum gibi geliyor ve keşke yeniden doğsam ve bu bilinç doğrultusunda hedeflerime küçük yaştan çalışmaya başlasaydım diyorum :) Malesef vaktin bir kısmı geçti, geriye kalanı iyi değerlendirmek lazım :) Ayrıca blog yazmakta benim hayatıma azda olsa değer kattı. En azından vaktimi faydalı şeylere harcadığım hissi veriyor. Profesyonel yazılar yazmasam da bir üretim yapıyorum yazarak, bence mutluluk verici bir duygu :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Üretmek insanı çoğaltıyor, zaten yazmak başlı başına keyifli bir uğraşı ;)

      Sil
  16. Hayatımızı daha anlamlı hale getirecek noktalara değişmişsin. Benim için en anlamlı olanlardan biri okumak. Hayatın sıradanlığından kaçıp kendimize kurduğumuz yeni bir dünya kitaplar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her kitap farklı bir bakış açısı kazandırıyor, insanın çevresini ve kendisini anlamasını kolaylaştırıyor. Okurken verdiği keyif zaten tartışılmaz ;)

      Sil
  17. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  18. Çok güzel bir makale yazmışsınız ve (boş)zamanın bizler için ne kadar değerli olduğunu benimsetmiş oldunuz. Ben zamanı hep tarlaya benzetmişimdir. Tarlaya ne ekersek onu biçeriz.

    YanıtlaSil
  19. Çok güzel bir tespit, teşekkürler ;)

    YanıtlaSil
  20. Çok güzel noktalara değinmişsiniz. Ego tatmini için harcanılan boşa çaba hayal kırıklığından başka bir şey getirmiyor insana. Böyle zamanlar aklıma hep Tagore'a ait olan şu söz geliyor "Boş zaman yoktur, boşa geçen zaman vardır."

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazen uyumaya bile harcamak istemiyorum zamanımı, o kadar değerli geliyor ama o da gerekli işte napalım ;)

      Sil
    2. Bazen uyumaya bile harcamak istemiyorum zamanımı, o kadar değerli geliyor ama o da gerekli işte napalım ;)

      Sil
  21. Unuttuklarımızı dönüp arayacağız diye ben de sık sık aklımdan geçiriyorum. Annem gibi anne olmak, işin içine -ben- karışmayan işler ve böyle düşünenlerden oluşan küçük dünyamı kurmakla çözmeye çalışıyorum. Anladığımızda geç olmaz inşaallah. Selamlar..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "Annem gibi anne olmak"; çıkış noktası bu olabilir gerçekten de. Oldukça güzel bir tesbit. Teşekkürler ;)

      Sil
  22. Onaylanma duygusuyla, beğenilme duygusuyla verdiğimiz mücadale zaten içten içe biz farkında olmadan hastalık haline geliyor.. Sadeleşmek lazım, organik beslenerek olmuyor gerçekten biraz yüzümüzü doğaya çevirmek lazım.. çok güzel tespitler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah o doğa bizden ne kadar uzakta, dört duvar arasında yaşıyoruz ;)

      Sil
    2. Ah o doğa bizden ne kadar uzakta, dört duvar arasında yaşıyoruz ;)

      Sil
  23. kendimizi kabullenme ölçütü olarak, ben oldum ölçütü olarak beğenilmeyi kullanmak ne kadar sahte ne kadar sığ di mi ? yaparken farketmiyo muyuz acaba ? keşke daha sağlam kriterler koyabilsek keşke çıtamızı gerçekten yükseltebilsek ve o aylak insanların tamamını fırlatıp atabilsek.

    YanıtlaSil
  24. İnsan çok gelişmiş bir organizma olmasına rağmen, böyle bir takım zayıf noktaları da var ne yazık ki ;)

    YanıtlaSil
  25. İnsan çok gelişmiş bir organizma olmasına rağmen, böyle bir takım zayıf noktaları da var ne yazık ki ;)

    YanıtlaSil